Herkes gibi değil, kendin gibi…

2016-03-22 Etiketler:

Günümüzde hatırı sayılır kullanıcı sayısı ile adeta bir yaşam alanı olan sosyal medya: ifadeler dünyası. Emojiler, giftler, videolar, yazılar… Herkes kendini anlatmaya çalışıyor bir şekilde. Herkesin söyleyecek bir sürü şeyi, anlatacak birçok derdi var.

Peki neden sanal dünyadaki kimliğimizle var olurken git gide sanallaşıyoruz?

Eline klavyeyi alan korkusuzlaşıyor, saygısızlaşıyor, bazen de saçmalıyor. Günlük hayatta karşı karşıyayken söylemeyeceğimiz, söyleyemeyeceğimiz şeyleri nasıl oluyor da içi boş bir rahatlıkla ifade ediyoruz? Kendi kimliğimizle, benliğimizle varız halbuki. Sanal dünyada da, gerçek dünyada. Sahte hesaplar yok mu, var tabi ki. Ama gerçek hesaplar da bir o kadar yer ediyor. Sahte hesapların oluşturulma amacını bir kenara bırakacak olursak; kendi adımızla, salt kendimizi temsil ettiğimiz hesaplar bile diğerlerinden farksız. Tüm paylaşımlar o kadar birbiriyle aynı ki, yapmacıklıktan asıl “biz”i göstermiyor neredeyse.

Aynı hisseden, aynı çevreye sahip, birebir aynı olmasa da, hayata yakın perspektifle bakan insanlar yok mu, elbette var. Fakat o kadar büyük bir sosyal medya çöplüğü mevcut ki, herkes herkese aynı mesajları gönderiyor, aynı sohbetler ediliyor ve neredeyse aynı reaksiyonlar gösteriliyor.

Peki o eski samimiyete kavuşmak şu an için ütopik bir hayal mi sizce? O birbirinden farklı hayatların var olduğu, farklı tarzların bir arada bir bütün olduğu insanlık, kendi kendini mi klonlamaya başladı? Yoksa işleri her anlamda en basite indirgemek için insanüstü çaba sarf eden bizler, kendimizi de basitleştirmek yolunda ısrarcı mıyız?

O eski samimiyete dönmek için teknolojiyi bir kenara atmak gerekmiyor. Zaten şu aşamada asıl bunu düşünmek ütopik olur. Sadece gelişmeye ve geliştirmeye elverişli olan düşünce yapımızı, hayatımızın merkezine koyduğumuz sanallığa adapte etmek gerekiyor, hepsi bu.

Üzerimize bir iki dakika düşündüğümüzde; taktığımız bu sanal maske bizi neyden koruyor ki? Fikrimizle var olabildiğimiz bu yansımalar evreninde zaten kendimizi ifade ettiğimiz kadar varız. Gündemi takip etmek, veya güncel kalmak adına ayakta tuttuğumuz hesaplarımız arasında, kendi kişiliğimiz “ben de buradayım” diye bağırıyor. Arada bir değil, sürekli dinlememiz gereken bir ses bu. Dinlemeliyiz.

Sanal dünya, bizim oluşturduğumuz ve bizim kontrolümüzdeki bir dünya.

Sadece bunu bile unutmasak, kendi doğallığımızla barışık olsak bile yeter.

Şifre: Herkes gibi değil, kendin gibi…

 

 

 

 

Ecem Balaban

Stratejik Planlama ve Pazarlama